Posts mit dem Label Özel werden angezeigt. Alle Posts anzeigen
Posts mit dem Label Özel werden angezeigt. Alle Posts anzeigen

Mittwoch, 30. Juni 2010

2. ALMANYA BLOG BULUSMASI








Selam arkadaslar,
baslikta da okudugunuz gibi bizler yine cok güzel bir bulusma gerceklestirdik Almanya'da. Havaninda bizim sohbetimizin sicakligina eslik etmesi ayri bir güzellik katti bu olaya. Ilk bulusmamiz tam kisin ortasinda olmustu, simdi ki ortam bambaskaydi.

Sevgili Zehra arkadasim bizleri kendi oturdugu sehir olan Bielefeld'e davet etti ve bizlerde seve seve bu davete icabet ettik. Gerci ben gruba en son katilabildim, malum sebeplerden dolayi ama olsun, yinede hersey harikaydi.

Havanin da cok sicak olmasindan dolayi bizler yemeklerimizi yedikten sonra kendimizi hemen daha havadar olan disariya attik. Tam hersey iyi güzel derken bu seferde tam Almanlarin Dünya kupasi macinin ortasina düstük mü??? Almanlarin mac coskusuna ve Vuvuzelalara selam olsun burdan!

Saatler dakikalar yine yetmedi anlayacaginiz, bir dahaki bulusmanin senaryolari hazirlandi bile, bakalim bir sonraki bulusmayi kim tertipleyecek cok merak ediyorum bende simdiden.

Bizler hep böyle kalalim, sen sakrak ve seviyeli paylasimlarda bulunalim kizlar, sonunda hep beraber ortaklasa yenilen künefelerde bunun en güzel ispati bence. Agzimizin tadi hic bozulmasin diyorum son olarak.

Grup olarak ilk bulusmamizdan iki arkadas eksikti, özel sebeplerden dolayi aramizda olamadilar bu sefer ne yazik ki. Bize yeni katilan ve taa Hamburg'dan uzak bir yolculuk yaparak kendisini tanidigima cok memnun oldugum arkadasim Seda vardi. Kendisi cok tatli ve genc bir arkadasimiz ve bu gruba tekrar hosgeldin Seda'cim. Diger kadro zaten bilindik, fazla söze gerek yok. Seda'da bize adapte olmakta hic zorlanmadi bence, sanki hep bizlerleydi.

Mekanin icinde cektigim fotograflar hic güzel cikmamislar, o yüzden ben ancak iceride fotografladigim kurabiyeleri ve daha cok disarida cekile fotolarin birkacini yayinliyorum.

Bulusmamiza katilan arkadaslar kisaca söyle:

Bir Dilim Bir Tutam - Serap

Eya's Cookies - Zehra

Petunyalarim - Filiz

Ikizlerin Annesi - Ayse

Kabarik Lezzetler - Seda

Elda'nin Annesi - Kevser yani ben.

Zehra'nin bizler icin hazirlamis oldugu nefis kurabiyeler biz geri dönüs yolundayken bitti bile, buradan kendisine yine cok tesekkür ediyorum bu güzel hediyesinden dolayi.

Bloglardaki su anki durgunluklardan dolayi bizlerde "Sezon Finali" durumlarini genisce konustuk. Benim kafama yatti valla, malum yazin insan daha cok disarida oluyor. Tatil ve havaninda cok sicak olmasindan dolayi bende belki böyle bir uygulamaya gidecegim. Ama sizleride tabii ki haberdar ederim böyle birsey yaparsam eger.

Montag, 1. Februar 2010

ALMANYA BLOGCU BULUSMASI 2010









Merhaba arkadaslar,
sabirsizlikla ve büyük bir merakla beklenen 1. Almanya Blogcu Bulusmasini bugün Dortmund kentinde gerceklestirmis olduk.

Sevim arkadasimizin ugrasilari sonucunda hep beraber cok güzel bir gün gecirdik. Toplam 5 saat birlikte gecirmisiz, hic haberim olmadi zaman su gibi akip gitmisti, ama emin olabilirsiniz ben bir 5 saat ve fazlasini daha rahatlikla sizlerle sohbete devam edebilirdim.

Kar-kis-kiyamet demeden uzak mesafelerden gelen arkadaslarima da buradan bende bir kez daha tesekkür etmek istiyorum, burada cetin kis sartlari bildiginiz gibi degil, Almanya son yillarin en sert kislarindan birini yasiyor ve bizler böyle bir ortamda biraraya gelmeyi basardik, tekrar tekrar sagol Sevim'cim. Iyi ki de bu bulusma tarihinde israr etmissin:))

Bulusma yerimizde cok rahatti, Öz Gaziantep Restaurant Dortmund calisanlarina da buradan cok tesekkürler. Bizler gayet rahat ve güzel bir ortamda, cogunlukla kahkahalarla dolu sohbetimizde hic rahatsiz olmadik ve güzel bir yemekle bugünü taclandirdik.

Ben en yakinda oturan blogcu olarak (Dortmund bana sadece 30 dakika mesafede) bir nevi de ev sahibligi yapmak istedim ve bir aksam önceden ananasli ve hindistan cevizli cheesecake hazirladim ve bu cheesecake'i de yemekten sonra kahvelerimiz esliginde bir güzel yedik.

Günün en büyük sürprizini bence yine sevgili organizatörümüz Sevim yapti bizlere. Bulusmaya katilan tüm arkadaslara güzel bir armagan hazirlamisti. Sevim'cim miss kokulu kahveyi valla icime ceke ceke geldim eve, tekrar cok tesekkür ederim canim benim. Servis tabaginda da eminim daha nice nice güzel mamalar hazirlayip fotograflayip blogumda yayinlayacagim.

Bulusmaya katilan arkadaslarim sirasiyla:

Sevim'in Sayfasi - Sevim

Bir Dilim Bir Tutam - Serap

Petunyalarim - Filiz

Eya's Cookies - Zehra

Peynir Hösmelimi - Meral

Ikizlerin Annesi - Ayse

ve bendeniz.


Hic tanismadigim insanlarla böyle güzel bir sohbet ortamini paylasmak cok keyifliydi. Hepinizden cok güzel "elektrik" aldim ve tanistigima cok memnun oldum.

Umarim bir dahaki bulusmalarimizda katilim daha da fazla olur ve baska baska arkadaslarla da tanisma imkani dogar.

Hepinize güzel bir hafta baslangici diliyorum.

Montag, 25. Januar 2010

UMUT'UN 1. DOGUM GÜNÜ GÖRÜNTÜLERI









Selam arkadaslar,
coktan beri yayinlamak istedigim dogum günü fotolarimizla nihayet karsiniza cikabildim. Son iki hafta benim icin cok yogun ve dolu dolu gecti, onun icin ancak bu hafta biraz kendime zaman ayirabilecegim. Diger yandan bu hafta sonunda nihayet gerceklestirecegimiz Almanya Blogger'ci bulusmasi icinde cok heyecanliyim, bizler icin artik geri sayim basladi diyebiliriz:))

Tekrar basligimiza dönelim:
13.01.2009 tarihi benim icin cok ama cok önemli bir tarihtir.
Benim kücük aceleci melegim aslinda bundan bir gün önce yola cikmaya karar vermisti ama ancak bundan bir gün sonra kendisine kavusmustuk. O'na giden yol ben annesi icinde hic kolay olmamisti. 5 haftalik mecburi bir hastane macerasi + bir ameliyat ve onu takip eden zorlu ve istirahatli bir hamilelik sonrasinda yine de kendisini 5 hafta erken yüregimin altindan almak zorunda kaldilar. Hic istemedigim halde mecburi olarak sezeryanla dogum yapmak zorunda kaldim ama epidural anestezi ile pek fazla birsey kacirmadim. Bu arada, esimde benimle birlikte doguma girip dogum fotografciligi hem kendisi yapti hemde orada bulunan anestezi doktoruna ve asistanlarina yaptirdi:))

Zorlu hastane günlerinden burada aslinda hic bahsetmek istemiyorum. Sadece Allahim kimselere yasatmasin diyorum.

Evet, asil dogum günü 13.01.2010 günüydü ve hafta ici oldugu icin sadece bir pasta ve kahve ikrami olacak dedim bizimkilere ve sonradan kimseye söylemeden bu olayi hem aksam yemegi hemde pasta faslina dönüstürdüm. En alttaki üstü cilekli pastayi ben o gün icin hazirlamistim. Pastanin ici cikolatali ganaj ve ara katlarinda cilek ve muz ikilisi var.

Hafta sonunda da tüm aile uzaktaki teyze ve Kur(saglik rehabilitasyon)icin aramizda bulunmayan dedemizin izin almasi ile birlikte yine aksam yemegi ve pasta olayi vardi. Valla aksam yemegi menüsünü bile unuttum. Ikinci dogum günü pastamiz siparis üzerine teyzesi tarafindan Gelsenkirchen sehrindeki bir pastanede yaptirildi. Üzerindeki Ernie figürü cocuklarin cok hosuna gitti. Figürü pastanin üzerinden alip bir tabaga koymustum ani olarak saklamak icin ve dolabin üzerine kaldirmistim, sonra bir baktim ki Ernie'nin bacaklari ve kollari gövdesinden kopartilmisti cocuklar tarafindan, zavalli Ernie yine de hizmetlerinden dolayi cok tesekkür ediyoruz:))

Bu pastanin kaplamasi marzipan (badem ezmesi) ve seker hamurundan olusuyordu ve ici de cilekli cok hafif bir kremaydi.

Minik oglus kalabaliktan ve heyecandan birazcik korktu pasta kesimi sirasinda, yukaridaki resimlerde de görünüyor. Ancak babasinin kucaginda bir kac kare fotograf cekebildim. Aile kalabalik olunca bazi seyler yolda kaliyor ama yine de güzel bir gün gecirdik ailecek. Muffinerleride ben hazirladim, kekinde toz findik ve damla cikolata var ve üzerinde de limon suyu ile hazirlanmis pudra sekerinden bir icing var, onuda mavi gida boyasi ile renklendirdim ve üzerini degisik sekerlerle süsledim.

Yine cokca yazdim, bizden simdilik bu kadar.
Hepinize güzel bir hafta baslangici diliyorum, su anda burada cok güzel kar yagiyor. Heryer beyaz bir örtü ile kaplandi resmen. Gündüz gözüyle birkac resim cekebilirsem yayinlarim burada.

Hoscakalin

Donnerstag, 24. Dezember 2009

CIG KÖFTE PARTISI











Merhabalar,
evet, evet biliyorum artik rulo pastayi görmekten gina gelmistir sizlere bundan eminim, ama elimden su siralar birsey gelmiyor. Anlatacak o kadar cok sey var ki, biriken, sözlere dökülmek icin sirada bekleyen.

Benim su siralar baslica sorunum evin minik erkeginin uyku düzeni sorunu. Dislerinden dolayi uyku düzeni bir sasti sormayin gitsin, belli bir zamandan beri gecelerim gündüz ve gündüzlerim gece oldu, geceleri aktif olarak yasamak benim bünyemi cok zorluyor, uykusuzluga hic gelemiyorum. Sabahlara karsi büyük uykuya daliyor benim kuzum ve onunla birlikte bende tabii ki. Buna bir care bileniniz var mi aranizda? Artik ne yapacagimi sasirmis durumdayim, tek bildigim böyle devam edemez.

Carsamba'dan beri okullarda tatile girdi burda, böyle cok ta iyi oldu benim icin, simdi birde Elda'yi okula göndermek icin beklemek zorunda kalmayacagim kardesi uyuduktan sonra.

Bugün ögleden sonra hayat burada durma noktasina gelecek, tüm marketler öglene kadar aciklar ondan sonra herkes evlerine cekilir ve birlikte Noel bayramlarini kutlarlar. Yarindan sonra Cumartesi de dahil burada heryer kapali olacak, calisanlar icin cok güzel oluyor, uzatilmis bir hafta sonu yani.

Bu cig köfte postunu yayinlamak icin bu 3. denemem ve nihayetinde basarmis durumdayim. Bu parti aslinda 2 hafta önceydi ama ancak simdi yayinlayabildim. Bize biraz uzakta oturan kiz kardesime davetliydik ve kendisi de ailedeki hamileliklerden dolayi coktan beri yapipta yiyemedigimiz cig köfte hazirlayalim dedi. Benim esim yogurma bölümünü üstlendi ve afiyetle yenildi cig köfteler.

Cig köftenin yaninda birde bunlar vardi:

mozzarella-cherry domatesli sisler
gavurdagi salatasi
cesnili labneli dolgulu mantarlar firinlanmis
cacik
yesillik
tiramisu
yas pasta (tatlilarin resimleri yok ama)

Elda ablasinin kucaginda ise yeni dogan mavis yegenim Hakan da cok güzel bir poz vermis, onuda sizlerle paylasmak istedim mutlaka.

Bir diger karede görünen miniklerin tabagindakilere bakilirsa hepsi vejeterjen sanirsiniz, aci oldugu icin tabii ki onlar bu güzelim tatdan mahrum kaldilar.

Aslinda o kadar da aci yapmadik ama onlar yine de yiyemezlerdi.

Cig köftenin tarifini vermiyorum, cünkü herkesin kendine has bir hazirlama tarzi vardir, bu isi aslinda hakkini vererek Dogulu arkadaslardan bize ögretmelerini daha cok isterdim.

Simdilik benden bu kadar, kendinize iyi bakin, Almanya'da yasayan arkadaslarima da güzel bir tatil diliyorum.

Freitag, 27. November 2009

KURBAN BAYRAMINIZ MUBAREK OLSUN



Sevgili arkadaslarim,
sevdiklerinizle beraber saglikli ve huzurlu bir bayram gecirmenizi diliyorum.

Bayramdan sonra yine ayni agiz tadiyla ve hizla beraber bloglarimizi senlendirmeye devam edelim, olur mu???

Hepinize tekrar hayirli bayramlar ve kendinize iyi bakin.

Sevgilerimle

Sonntag, 5. Oktober 2008

Bizden yeni haberler var!!!



Selam arkadaslar,

yaklasik 3 aylik zorunlu bir aradan sonra iste yine burdayim ve artik bir ses ver diye haykiran arkadaslarima birkac satir birseyler yazmak istiyorum. Öncelikle tekrar bloguma birseyler yazabilme firsatim oldugu icin cok mutluyum, gercekten cok özlemisim.

Konumuz yemek disi bu sefer, yemek bloglari dünyasina yeni bir bebek katiliyor desem, zaten ultrason görüntüsündende anlamissinizdir.

Hamileligimin basindan beri 18 haftalik olana kadar bir problem yasamadim Allaha sükür fakat hersey ondan sonra oldu. Cok az bir kanamam oldu, hemen hastaneye gittik ve orada da tam 5 hafta yatmak zorunda kaldim. Yatak istirahati ve ufak bir ameliyattan sonra insallah umuyorum ki hamileligimi sonuna kadar saglikli bir sekilde götürebilirim. Kafamda hala düsük/erken dogum tehlikesi cok yogun ve cok korkuyorum, hic olmazsa bebisim icin 28 haftalik olana kadar iyi bir sekilde hayirlisiyla götürmeyi ümit ediyorum.

Simdi evimde sükürler olsun yatmaya mahkum degilim ama dikkat etmem gerekiyor, iste agir kaldirmamam, fazla ayakta kalmamam ve üzüntü ve stresten cok, cok uzak durmam gerekiyor.

Ailemin ve sevdiklerimin destegiyle gittigi yere kadar götürmeye calisacagim saglikli bir sekilde insallah.

Biraz daha dis dünyaya alistiktan sonra insallah yeni tariflerde eklerim elimden geldigi kadariyla. Hamile hamile de fazla o güzelim yemek bloglarinizda gezmekten kaciniyorum, o kadar güzel mamalar var ki insan dayanamiyor.

Simdilik bizden bu kadar diyorum, sizlerin dualariyla ve destegiyle de beni yanliz birakmayin! Bana hersey moralim icin iyi gelir bundan eminim.

Beni dinlediginiz icin tesekkürler, tekrar sizlerle görüsmek ve yazismak üzere hoscakalin güzel arkadaslarim.

Hepinizi cok seviyorum...

Dienstag, 18. März 2008

Birazda kolbasti ile eglenelim!!!







Selam arkadaslar,
su son günlerde hic iyi degilim, hasta filan degilim ama biraz keyifsiz durumlar vardi bizim evin icinde. Son is yogunluguyla birlikte kendime cok yüklendim, bu haftadan itibaren Elda'nin iki haftalik bir okul tatili söz konusu, malum Almanya'da Paskalya tatili kapida, burada Cuma günü resmi tatil olacak Pazartesi'ne kadar.

Bu yogunluk yetmezmis gibi birde Pazartesi günü arabamizla bir sorun yasadik, normal bir muayene esnasinda daha büyük bir masraf cikti karsimiza, neyse yeni parcayi siparis ettik yarindan itibaren insallah arabamiz yine bizlerle olur. Arabasiz inanin birde alisik olunca hic olmuyor, sagolsun babam kendi arabasini bize tayin etti ve sabah saat 5'te ilk önce babami, daha sonrada esimi is yerine birakiyorum ve daha sonra da kendim ise gidiyorum. Yani bu hafta sanki serviscilik yapiyorum, öglen de tekrar yine babami isten aliyorum, daha sonra esimi vs. Bunlar beni cok yordu, eve gelince de yorgunluktan bir lokma birseyler yiyip biraz uyumaya bakiyorum, yoksa benim bünye götürmüyor, bu kadar erkenden kalkipta yollara düsmeye, kendi isim ofiste calisiyorum, tüm gün oturuyoruz ama yine de bilgisayarin basinda bir sürü dosyalarla, evraklarla kafa yoruyor insan, esim bana hep takilir sen nasil yorulursun diye, tüm gün oturuyorsun is yerinde diye, ama bu yorgunlugu tabii ki o bedensel bir is yaptigi icin anlayamaz.

Son günlerde bizim evde tam bir "kolbasti, hoptek" cilginligi yasaniyor, birde sizlerle paylasmak istedim. Tesadüf eseri tam olarak nasil oldu hatirlamiyorum ama bu videolari izledikce insanin izleyesi geliyor, bunlanda kalmiyorsunuz yerinizde duramayip kendiniz de oynamak istiyorsunuz. Moral bozuklugumu en iyi ilaci diyebilirim kizimin yaninda su günlerde. Kizimda anneannesiyle kaliyor Persembe'ye kadar, sonra bizlerde evdeyiz hep beraberiz insallah. Ikinci videoda dikkat edin bira ara gencler sanki Moonwalk yapiyorlar, yani o kadar ayaklari yerden kesiliyor, enerjilerine hayran kalmamak elde degil.

Aranizdaki Trabzonlu arkadaslarim eminim bu oyunu biliyorlardir, batidan doguya kadar bircok insanin begenisini kazanmis ve Trabzon'un Faroz semtinden cikma bir oyunmus, dedigim gibi ben daha yeni kesfettim bir Karadenizli olarak benimde kanimi kaynatti bile ve cok hosuma gitti.

Elda'da bu cilginligin icinde diyebilirim, karsilikli kizimla döktürüyoruz günde birkac defa, inanin sizlerde yapin bana cok iyi geldi cünkü!

Benim kizim bu oyunu biraz daha iyi ögrenince insallah bende bir video yayinlarim bu konuda, eger Elda kabul ederse tabii ki.

Güzel arkadaslarim, simdilik benden bu kadar, umarim sizlerin de yüzlerine bu iki videolarla bir gülümseme meydana gelmistir ve sizleride benim kadar eglendirmistir.

Hoscakalin....

Montag, 10. März 2008

Esimin dogum günü ve ilk seker hamurlu pastamiz huzurlarinizda














Selam arkadaslar,
su an bu postumu hazirlarken nasil yorgun oldugumu bilemezsiniz, fakat bu yorgunlugum sadece bedensel, zihinsel olarak gayet iyi bir durumdayim. Ben bedensel olarak cok yorgun olursam, hemen uyuyamam, ne bileyim yorgunluktan bacagimi veya kollarimi nereye koyacagimi bilemem yatagimda ve bu yüzden de bugün olanlari hemen sizlerle paylasmaya kostum.

Dedigim gibi, bugün benim esimin 35. dogum günüydü.
Tüm aile yine biraraya geldik, uzakta oturan kiz kardesim ve kayinvalidesi de bizleri yanliz birakmadilar sagolsunlar bu günümüzde. Güzel bir gün gecirdik es dost birarada.

Öglene dogru diger kiz kardesim bana yardima geldi hemen, bir elinde kocaman bir tepsi tatlisiyla ve diger elinde de benim tombik kücügüm Yasin'le. Bana kalirsa Yasin benim icin tatli olarak gayet iyi, neyse..

Onunla kalmayip kiz kardesim benim dün aksamdan hazirladigim pandispanyaya resimlerde gördügünüz gibi harika ve rengarenk seker hamurundan bir elbise giydirdi.
Kendisinin ellerine ve emeklerine burdan yine hem esim adina bir tesekkür etmek isterim.

Kerime ile, yani kiz kardesimle birlikte seker hamuru hakkinda coktan beri bir arastirma sürdürüyorduk. Internetten ve surdan burdan gördüklerimizle bizim de cok ilgimizi cekmisti bu seker hamuru meselesi ve bizde firsat bu firsat diyip giristik islere. Arastirmalarimizin sonucunda kardesimde eczaci oldugu icin seker hamurunun ana maddelerini kendi calistigi eczaneden temin etti, yoksa burada nerede öyle Bake Shoplar vb. Kerime tam olarak gliserin ve glikoz surubunu almisti eczaneden. Diger malzemelerde zaten evde bulunuyordu.

Bu Pazartesi kardesimle birlikte seker hamurunu hazirladik, yogurduk, savastik ve en sonunda zafere erdik, taa ki bugün tam aksiyon haline gelene kadar.

35 "yolun yarisi" derler, fakat benim esim daha hayatinin baharinda oldugu icin kardesim süslemeyide bahar gibi bir pasta yaparak kanitladi enistesine. Süsleme konusu daha cok dogaclama oldu kendisi icin, önceden bir konsept calismasi yoktu yani, pastamizin bir katini muzlu, digerini cilekli ve cikolatali krema ile dolgu yaptik. Pastayi biraz soguttuk ve sonra da seker hamuru süslemesine gecti kiz kardesim, o arada da bende yemeklerle ugrasiyordum. Ilk önce pastanin yanlarini yama gibi diyeyim artik tek tek kapatti, daha sonra hic üsenmeden de pastanin üzerine renklendirdigi hamuru tek tek acip, kaliplarla birlikte sekil verip üzerine dizdi. Sabir gerektiren bir is bu gercekten, arkasinda ne cok bir emek oldugunu bende bir kez daha anladim. Seker hamurunu acarken de nisasta kullandi, ilk basta pudra sekeriyle denedi fakat sonra bakti hamur tekrar bu pudra sekerini icine cekiyor ve sertlesiyor diye vazgecti sonradan. Bu pasta bizim ilk seker hamurlu pastamiz oldu, tadi da bence hic fena degildi, kardesim cok ince actigi icin herkes de severek yedi süslemeyi. Bazilari marzipan mi bu diye sordular ve bizde büyük bir gururla yok seker hamuru deyince, cogu insan bunun burda ne oldugunu bilmiyor bile.

Dogum gününe özel menümüzde bunlar vardi:

- et sote
- ispanakli carsaf böregi
- arpa sehriyeli salata
- yogurtlu havuclu salata (diger kiz kardesim Sükran'dan)
- köfteli milföy börekleri
- firinda karisik kizartma
- kuru patlican ve biber dolmasi
- canak patates salatasi
- tatli olarakta seker hamurlu dogum günü pastasi ve ay tatlisi

Ay tatlisinin tarifini kiz kardesim bu haftaki Oktay ustanin programindan almis ve harfiyen birebir uygulamis ve harika bir sonuc alarak herkesin begenisini de kazandi. Görüntüye vurulupta tarifi merak edenler icin Oktay ustanin sitesine bir ziyarette bulunmanizi tavsiye ederim.

Seker hamurunun yapim asamalarinin resimleri de var elimde, isterseniz onlari bu hafta icinde yayinlayabilirim. Bu iste en zor bölüm bence o bir kilo pudra sekerini eleyerek havalandirmasi, baska bir zorlugu yok aslinda. Ayrica, bizim hamurumuz icin tüm bir kilo pudra sekerini kullanmamiza gerek bile kalmadi, belli bir süreden sonra artik hamur kabul etmiyor fazla sekeri cünkü, bu da ayri bir püf noktasi sanirim.

Su an saatim 02.30'u gösteriyor ve sanirim artik bana zihinsel bir agirlikta geldi, cünkü ben artik daha yazacak birsey bulamiyorum. Zaten bu sefer tarif yok, tarif verirken kisa kesmeye calisiyorum fakat bugün icin anlatilacak cok sey oldugu icin ne olur benim kusuruma bakmayin siz.

Canlarim, bugünlük veya bu gecelik benden bu kadar, ben yolumun yatagini (gördünüz mü ne yazdim "yolumun yatagini" diye birsey var mi?) tutuyorum ve hepinize güzel bir hafta baslangici diliyorum.

NOT:
Son resimdeki görünen el esime ait, kendisi de o an o kareye girmek istemisti ve ben hizli davraninca ancak elini yakalayabilmisim, benim cok hosuma gitti ve paylasmak istedim.

Freitag, 15. Februar 2008

Gec kalan sobe cevaplarim

Selam arkadaslar,

bu sene sizlerin de sayesinde cok güzel bir sevgililer gününü arkamizda biraktik. Bu benim Bloggerci olarak ilk sevgililer günümdü ve ne diyeyim, harika oldu. Baska arkadaslarim neler yaptilar, tatli-tuzlu olsun veya en özellerini, hatta hediyelerini paylastilar bizlerle, ben cok sevdim blogcu olmayi ve sizlerle bu güzellikleri paylasmayi.

Simdi benim daha gecen haftadan tadina doyum olmayan Dilek arkadasimin ve bu haftadan sevgili Peynir Hösmelimi'nden Meral arkadasimin sobe cevaplarini ayri bir post olarak yayinlamak istedim.

Fazla uzatmadan hemen cevaplarima gecelim:

Ve iste bunlar da benim gerceklesmesini istedigim seyler:

1.
Biran önce yazin gelmesini ve bizlerin ailecek güzel bir tatil gecirmemizi. Belki bir gün tüm ailemle birlikte kendi vatanimizda yasamayi.

2.
Kendi icimde sakladigim ve gerceklesmesini cok istedigim olayin en kisa zamanda olmasini, canlarim bunu artik kendi özelim diye icimde tutuyorum kizmayin bana ne olur!

3.
Her anne-baba gibi yavrumuzun iyi bir egitim alip, emin adimlarla meslek hayatinda basarili oldugunu görmek. Ha, birde simdi kizimin önünde olan ve bekleyen ergenlik dönemini en iyi sekilde hayirlisiyla atlatmayi istiyorum tüm ailemiz icin, kendimi hatirliyordum da nelerden gectigimi, onun icin simdiden bu zorlu dönemimizden korkuyorum bile.


Hemen yapabilecegim halde yapmayi neden bekledigimi bilmediklerim:

1.
Cam ve pencerelerimi niye hala silmedigimi, bir haftadan beri burada günesli hava insani adeta davet ediyor temizlik yapmaya ama daha baska ve önemli islerim hep araya giriyor.

2.
E-Posta kutumu eski maillerden niye temizlemedigimi ve bir düzene sokamadigimi.

3.
Kizimin kendisine kücük gelen giysilerini gardrobundan aslinda cok kolay bir is olmasina ragmen arindirmadigimi ve yer acmadigimi.

4.
Vergi iadelerimin evraklarini niye hala düzenleyemedigimi.

5.
Plan yapiyorum kuaföre gitmeye, cogunlukla bunu Cuma günlerine planliyorum, ama Cuma günü de gelince, yine hadi haftaya diyorum ve gidesim gelmiyor, aliyorum benim kizimi da gidiyoruz carsiya gezmeye, bu normal mi sizlerce?


Ve son olarak da dünyaya bir daha gelseydim:

1.
Meslek secimim konusunda daha da bir arastirmaci olurdum.

2.
Yine ben olmak isterdim, yine ayni ese ve aileye sahip olmayi ve simdiki gibi mutlu mesut yasamak isterdim ve tabii ki yine de Elda'nin annesi olmayi isterdim.

3.
Toleransli bir insan olmama ragmen, daha az mükemmeliyetci ve biraz daha sabirli bir yapiya sahip olmak isterdim.

Daha baska birsey aklima gelmiyor, ben kendi hakkimda bazi seyleri bir semaya göre uzun uzun düsünüp yazamiyorum iste, ancak kendi icimden gelirse güzel oluyor.

Ben sizlerin affina siginarak kimseyi sobelemiyorum, cogunuz zaten bunlari bizlerle paylastiniz.

Hepinize güzel bir hafta sonu tatili diliyorum, sevdiklerinizle güzel vakitler gecirin ve hep mutlu kalin!

Selamlarimi yolluyorum ve öpüyorum hepinizi!!

Hoscakalin..

Donnerstag, 14. Februar 2008

Sevgililer Günü



ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more

Selam arkadaslar,
iste geldim burdayim.

Is yerinden bir hisimla ciktim ve bu resimdeki gördügünüz güzel gül ve sirin vazosunu esim icin aldim. Esim bu hafta gececi olarak calistigi icin kendisi su an iceride misil misil uyuyor. Kendisinin birsey hazirlamaya firsati olmadigini bildigim icin bu görevi bu sene ben üstlendim.

Her sene birsey alirmisiniz birbirinize diye soracak olursaniz? Hayir, her sene birsey almiyoruz ama hic olmazsa bir gül olsun aliriz. Daha dogrusu esim alir. Yeni evliyken, bana kendisi her hafta bir gül almadan durmazdi, fakat zaman gectikce bu aliskanligini birakti.

Su anda hayatimizda baska seylerin daha da cok önemi var, eskiden bizde her özel günü kutlardik, ama dedim ya artik eskisi gibi bu tür seylerin üzerine düsmüyoruz.

Eh canlarim, bizler artik eskidik mi ne bu konularda, dile kolay bu yaz tam 11 yil olacak biz evleneli.

Benim icin en önemlisi:

Sevdigim insanla evlendim;

Tam 2 yil sonra cok istedigimiz yavrumuz geldi dünyaya;

Ve bizler mutluyuz ve gururluyuz, simdiye kadar huzurlu ve mutlu

bir sekilde gelebildigimiz icin.


Allah tüm sevenleri ayirmasin ve onlari (eslerimizi) basimizdan eksik etmesin diyorum!

Ben maalesef bugün günün anlam ve önemine uygun tatli birseyler hazirlayamadim, daha gecenlerde yaptigim pastadan duruyor birazi dolabimda. Artik insallah bir dahaki seneye diyelim.

Sevginiz hic eksilmesin ve her daim sonsuza dek sürsün gitsin.....

Sevgilerimle

Kevser D.

Montag, 21. Januar 2008

Cig köfte ziyafetimizden görüntüler













Selam arkadaslar,
hafta sonumuz yine cok dolu dolu ve benim icin yogun gectigi icin, cogunuzu da ziyaret edemedim.

Artik yeni bir haftanin basindayiz, umarim bu hafta yine toparlaniriz ve sizler icin daha da fazla zaman ayirabilirim.

Cumartesi günümüz kizim Elda'nin sinifiyla birlikte ve tüm anne-babalarla bir "kis kahvaltisina" davetliydik. Coluk cocuk kahvalti edip sonra bir bölümümüz ortaligi toparlarken, bir bölümümüzde de cocuklarla birlikte oyunlar oynadi ve el becerisiyle ilgili calismalar yaptilar. Hersey cok güzel gecti ve de eglenceliydi cocuklarimiz icin.

Ben aslinda hic formumda degildim, hapsuuu hapsuuu diye sadece benden sesler duyuluyordu, tam da aksi gibi o gün yine sanki alevlendi gibime geldi hastaligim ama dün daha iyiydim.

Kahvaltidan sonra hemen bir alis-veris, market turu yaptik ve ben hemen mutfaga girdim, cünkü uzakta oturan kiz kardesimiz Sükran, hatirlarsiniz bizler onu gecen hafta ziyaret gitmistik, bizim yil basindaki hazirladigimiz cig köftelerden bende isterim diye tutturunca, eh, malum bizler burdaki iki kiz kardesler olarak dedik siz haftaya gelin biz sizlere de hazirlariz ve de öyle oldu zaten.

Tabii ki sadece cig köfteyle olmaz dedik ve Cuma gününden basladim kardesimle hazirliklara. Cuma aksami annemi de yanimiza alarak pizza tavasinda lavas ekmekleri pisirdik, icine kavurulmus etle birlikte dürüm yapilip yensin diye. Bu tür mamalari benim esim cok sever, resimde görülen cig köfteleri yine esime yogurttuk. Kiz kardesimde diger tüm resimlerde görünen salatalari hazirlamis biz sinif kahvaltisindayken. Bende kuru patlican ve biber dolmasi yaptim hemen apar topar ve bir de muzlu rulo pastasi, fakat aceleden mi bilmem yoksa tarifin azizligine mi ugradim ne, pandispanyam firindan ciktiktan sonra bir söndü ve de kivami da hic iyi olmadi, yani yumusak olacagina biraz sert ve lastiksimdi. Tabii ben yine vazgecmedim ve de hazirladim, yine de Sükran'in yaninda getirdigi Tiramisu ile birlikte servis ettik ve de yenildi, gerci benim esim karsidan bana kas-göz hareketleri yapip durdu, bu niye böyle acaip olmus diye, ama ben hic bozguna vermedim.

Eh, böyle zengin bir masada tabii ki benim hafta basinda niyetlendigim diyette güme gitti diyebiliriz.

Resimde görmüs oldugunuz en kücük yegenim Cagan da dis cikarttigi icin eksi limonu bir güzel sapur supur emdi ve bizleri cok güldürdü.

Menümüz söyle olusuyordu:

- cig köfte
- pizza tavasinda kavurulmus et
- kendi hazirladigimiz lavas ekmekleri
- kuru patlican ve biber dolmasi
- havuclu-cevizli-yogurtlu salata
- patates salatasi
- garnitürlü hindi salatasi
- sogan piyazi
- acili bir salata
- son olarak ta tatlilar: Tiramisu ve muzlu rulo pasta, maalesef resimleri yok, unutuldu.

Minik yegenlerimle birlikte hep beraber büyük bir aile olarak hem sükrederek hemde bu nimetlerin degerini bilerek cok güzel vakit gecirdik.

Hepinize güzel ve de benim icin su an en önemlisi saglikli bir hafta diliyorum, aman ha kendinize iyi bakin arkadaslar!

Related Posts with Thumbnails

Hakkimda

Mein Bild
Merhaba! Cocuklugumdan beri baska insanlarin tencerelerinde neler piser veya buzdolablarinda neler neler var diye merak etmisimdir. Yakin oldugum insanlarin iste bu yerlerini de cekinmeden karistirmisimdir. Simdi ben büyüdüm, fakat meragim yine devam ediyor, bu yönümle de yine bir yanim cocuk kalmis sanirim. Simdi bu meraktan yola cikarak bende kendi mutfagimda sevdiklerim icin hazirladiklarimi kendi penceremden sizlere göstermeye calisacagim ve bu yolda hep birlikte ilerlemeye devam edecegim.

Benim Ayciceklerim

Benim Ayciceklerim

Follower

BLOG MANSET

Kategorilerim

Meine Blog-Liste