Mittwoch, 28. Oktober 2009

KURU PATLICAN DOLMASI





Selam arkadaslar,
bugün burada cok güzel bir hava var, günesli ve insanin icini acan, biran önce kendini disariya atmak icin tesvik eden harika bir degisiklik bizim icin.
Su anda Umut bebegim babasiyla disarida günesi teninde hissediyor. Bende hemen firsattan istifade oturdum pc'nin basina:))

Dün aksamdan hazirladigim kuru patlican dolmalarimla bugün karsinizdayim.
Bu tür kuru dolmalar daha cok Güneydogu mutfaginda daha cok yaygin oldugu icin bizim oralarda pek bilinmez, bizdeki merak ve bir cok arastirmadan ve birkac kez yari diri, yari sert pisirilen kuru dolmalardan simdi cok iyi sonuc alan dolmalar bunlar. Ayarini tutturana kadar biraz ugrastim ama olsun bu lezzete degiyor dogrusu.

Ben en iyi sonucu ÖNCÜ markasinin patlican ve biber kurulariyla aliyorum.
Biber kurulari cok ama cok aci, maalesef cocuklar da yedigi zaman onlari pisiremiyorum, zehir gibi olduklari icin.

KURU PATLICAN DOLMASI

Malzemeleri:

- 1 paket ÖNCÜ patlican kurusu (25 adet)
- 15 yemek kasigi pirinc
- 1 büyük rendelenmis sogan
- 5 tane büyük dis sarimsak
- 1/2 cay bardagi zeytinyagi
- 1 yemek kasigi domates salcasi
- 1 yemek kasigi biber salcasi
- tuz, karabiber, pul biber, nane

Yapilisi:

1.
Tencerede kaynayan suyun icerisine patlican kurulari atilir ve haslanir.
Haslama isleminin tamamlandigini söyle anlarsiniz: Patlican kurularinin disini bir catal veya bicak yardimiyla kesebiliyorsaniz ve yumusak ise tamamdir.

2.
Haslama islemi sirasinda yikanmis ve süzülmüs pirincleri, sogan, sarimsak, salcalar, zeytinyagi ve baharatlarla birbirine karistirin (ben bu islem icin mecburen eldiven kullaniyorum, harc hem aci hem de cok kirmizi renkli oldugu icin).

3.
Haslanmis ve sogumus olan patlican kurularini dolma harciyla doldurun, fazla sisirmeden doldurmaya dikkat edin, cünkü sonra patlar veya ici pismez oluyor. Kurulari doldurun ve hafif yassiyarak resimdeki sekilde tencereye dizin, ben yaklasik iki sira dolma elde ediyorum bu ölcülerle.

4.
Dizme isleminden sonra hafif tuzlu ve sumak eksisi karistirilmis bir miktar kaynamis suyu dolmalarin hafif hizasina gelene kadar tencereye ekleyin ve üzerine camdan olan bir pasta tabagi kapatin ki, pisme esnasinda acilmasin dolmalariniz.

5.
Ocaginizi önce tencere iyice kaynayana kadar yüksek ateste tutun ve sonradan orta hararetli ayara alin ve agir agir suyunu iyice cekene ve pirincleri diriligini yitirene kadar pisirin, bunu da en iyisi bir catal yardimiyla pirincleri kontrol ederek yapabilirsiniz.

Pisirme isleminden sonra dolmalarinizi dinlendirin ve servise sunun.

AFIYET OLSUN!!!

Montag, 26. Oktober 2009

ANANASLI VE HINDISTANCEVIZLI KEK





Selam arkadaslar,
yine yeni bir haftaya baslamis bulunuyoruz.

Bizleri sorarsaniz eger, minigim yine bugün itibariyle hastalandi, anlamiyorum son zamanlarda bu soguk alginligi niye böyle tekrarliyor kendini. Aslinda cokta dikkat ediyoruz, evimizin icide soguk degil veya disariya cikarkende gözümüz sürekli üzerinde. En son bronsit olmustu, korkuyorum böyle tekrarlaya tekrarlaya Allah korusun astimli bronsite filan cevirir diye, zaten babasinin alerjisi yüzünden genetik olarak korku icindeyim, kücük askim uyurken yine hir hir hirliyor. Birde huy edindi, gecenin ücüne dogru bir aglamakli uyaniyor uykusundan zor sakinlesiyor sonra da. Gecen seferki hastaligindan yine biraz bronslari genisleten damlasindan vardi, bugün ondan verdim ve burun spreyinede devam ediyorum ama burnu henüz tikali degil ve akiyor.

Hastalik hikayelerimizle sizlerinde son zamanlarda bayagi bir basinizi agrittim sanirim. Acikcasi son zamanlarda itiraf ediyorum ben artik hangi blog kategorisine aitim diye cok düsünür oldum. Epey bir zamandir kesfettigim anne-bebek, makyaj-bakim vs. bloglari arasinda kaldim sanirim. Ama yine agirlikli alanim yemek üzerine olan bloglar.

Birde yukariya ekledigim anket bitene kadar cocuklarimin fotolarini yayinlamama karari aldim. Gerci simdiye kadar onlarin fotolariyla ilgili hos olmayan bir yorum almadim ama yinede anketin sonucunu beklemeye karar verdim. Kimbilir, belki onlar icinde yine ayri bir blog acarim ama altindan da nasil kalkarim diye düsünüyorum.

Bu konudaki sizlerdende gelen tepki ve yorumlarida cok merak ediyorum, sizler nasil düsünüyorsunuz bu konuda?

Cok uzunca bir zaman oldu bloglar aleminin etkinliklerine katilmayali, eskiden haftalar önceden ne yapsam nasil yapsam diye kafa patlatan ben, hamileligimden beri hicbir etkinlige katilamamistim. Seytanin bacagini sevgili Ferah'in hazirladigi Tuz Biber dergisinin kek etkinligiyle kirarim insallah ve artik daha da aktif bir etkinlik katilimcisi olurum diyorum.

Eger tropik tatlari benim gibi cok seviyorsaniz, özellikle hindistan cevizinin aromasini ve tadini belirtmek istiyorum, bu kek tam size göre. Ananaslarin kek hamuruna verdigi muhtesem yumusaklik ve hafif nemli yapisi da göz ardi edilmemeli. Bu kekin yarisi dün aksamki FB - GS macini kardesimde izleyen bizim ailenin erkeklerin caylarinin yaninda afiyetle yenmis, esim öyle diyor:))

Ben hindistan cevizi kremasini buradaki Asya süpermarketlerinde buldum ve benim aldigim kutu Tayland'da üretilmisti ama mutlaka ve mutlaka hindistan cevizi kremasi olacak sütü degil, bunlarin birde cok yaygin olan sütü var burada kutularda satiliyor. Ilk defa kullandigim bir üründü ve kivami koyu ve renk olarakta böyle bal gibiydi, kokusu ama muhtesem hindistan cevizi:)))

ANANASLI VE HINDISTANCEVIZLI KEK

Malzemeleri:

- 8 dilim konserve ananas
- 200 gr yumusak margarin veya tereyagi
- 200 gr seker
- 1 paket vanilya
- 1 tutam tuz
- 3 - 4 damla sivi rom aromasi
- 4 yumurta
- 230 gr hindistan cevizi kremasi (Kokos-Creme)
- 320 gr un
- 3 silme tatli kasigi kabartma tozu
- 75 gr hindistan cevizi rendesi

Glazür icin:

- 150 gr pudra sekeri
- 100 gr hindistan cevizi kremasi
- hindistan cevizi rendesi

Yapilisi:

Önhazirlik olarak delikli kek kalibini iyice yaglayin, ananas konservesini bir süzgece alip cok iyi süzün ve küp küp dograyin. Firini 180 C'de isitin.

1.
Margarin veya tereyagini mikserle cok iyi yumusayana kadar cirpin. Sirasiyla icine sekeri, vanilyayi, tuzu ve rom aromasini da ekleyin ve bu karisim birbirine cok iyi baglanana kadar, daha dogrusu sekerin eridiginden emin olana kadar cirpin. Yumurtalarida teker teker hamura ilave edin ve cirpmaya devam edin. Yumurtalardan sonra hindistan cevizi kremasinida ekleyin. Unu, kabartma tozunu ve hindistan cevizi rendesini harmanlayip bu karisima ekleyin. En son olarak en düsük ayarda dogranmis ananaslarida hamura katin ve cok iyi karistirin. Yaglanmis delikli kek kalibina hamuru dökün ve üzerini düzlestirin.

Pisirme süresi yaklasik 60 - 65 dakika 180 C derecede. Benim kekim rahat 60 dakikada pisti, arada sirada bir bicak ve kürdan ile kontrol ettim.

2.
Glazürü hazirlamak icinde hindistan cevizi kremasini pudra sekeriyle iyice eriyene kadar karistirdim ve sogumus olan kekin üzerine gezdirdim ve glazür henüz kurumamisken üzerine yine hindistan cevizi rendesinden serpistirdim.

Bana sorarsaniz, ben bir dahaki sefere glazürü hic yapmayacagim. Bence bu kekin üzerine en alasi pudra sekeridir, ben bu tür sekerli glazürleri pek fazla sevmedigimden böyle düsünüyorum ama sizler yine kendiniz bilirsiniz, benden söylemesi.

AFIYET OLSUN!!

Dienstag, 20. Oktober 2009

ZEYTINYAGLI BIBER DOLMASI






Selam arkadaslar,

ben önceleri biber dolmasinin harcini hep bol baharatli ve acili yapardim, taa ki bu sekilde ic pilav tabiriyle de bilinen dolma harcini deneyip begenene kadar. Önce benim cok hosuma gitti, esim biraz mirin kirin etti, yok iste ici niye tatli, niye icinde üzüm var vs. Aslinda yaparkende cok dikkat ediyorum, icinin fazla tatli gelmemesine ama esimde simdi alisti ve cok severek yiyor, artik acili hic aramiyor.

Yemek secen esleri olanlar beni cok iyi anliyorlardir.

Öglende pisirdigim dolmalari biraz sogutabildim ancak, disaridaki aksam günesinden faydalanayim derken resimlenmeyi bekleyen kesilen dolmam keserken dagildi, sizler mutlaka denerseniz cok iyi sogumaya birakin, öyle keserseniz hicbir sey olmaz.


ZEYTINYAGLI BIBER DOLMASI

Malzemeleri:

- 500 gr dolmalik biber (8 adet)
- 16 yemek kasigi pirinc (1 biber basina 2 yemek kasigi pirinc)
- 1 orta boy kuru sogan
- 1/2 cay bardagi zeytinyagi
- 1/2 limonun suyu
- 2 yemek kasigi dolmalik fistik
- 2 yemek kasigi kus üzümü
- 2 tane küp seker
- 1 cay kasigi yenibahar
- 1 cay kasigi tarcin
- 1 yemek kasigi kuru nane
- tuz ve karabiber
- 1 cay bardagi sicak su
- 4 tane cherry domatesi (ikiye kesilip dolmalara kapak yapilmak icin)

Yapilisi:

1.
Yemeklik dogranmis sogani ve zeytinyagini tencereye alin, üzerine dolmalik fistiklari ekleyin ve soganlar hafif bir renk alana kadar kavurun.

2.
Önceden iyice yikanmis pirincleri süzgecte beklemeye alin ve rengi dönen soganli karisima ekleyin, sirayla üzerine kus üzümünü, limon suyunu, sekeri ve tüm baharatlari da katin ve bir cay bardagi sicak su da ekleyin. Dolma harcini orta dereceli ateste biraz pisirmeye birakin ama tam pisirmeyin. Pirincler suyu iyice cekene kadar pismesi gerekiyor. Sonra harci biraz sogumaya birakin.

3.
Yikanmis ve icleri temizlenmis dolmalik biberleri bu harcla cok fazla tika basa doldurmama kaydiyla doldurun. Cherry domatesleri ortadan ikiye kesin ve biberlere bunlardan kapak yapin.

4.
Biberleri tencereye dizin ve dolmalarin boyuna kadar kaynar su ekleyip pisirmeye birakin. Arada bir kontrol edin, pirincler pismisse tamamdir.

AFIYET OLSUN!!

Donnerstag, 15. Oktober 2009

CIKOLATALI-VISNELI KUBBE PASTASI









Selam arkadaslar,
bu haftanin hoslugu bence kücük Umut'umun tam 9 aylik olmasiydi.
Kücük adamimimin tam yasina 3 kala bende icimden geldigi icin bu pastayi yaptim.

O günün aksamina ayrica da beni, yani teyzesini ilk kez ziyarete gelen yeni dogan yegenim Hakan'in da serefine yapmis oldum.

Resimlerde görülen sirasiyla Yasin-Hakan-Umut ve üstte Elda hanim oluyorlar.
Bu kadar minik afacanlari ayni karede toplamak fotoyu ceken kisi icin cok zor oldu, kimi o yana biri bu yana bakti veya baska seylerle ilgilendiler, en sonunda ancak bu kareleri yakalayabildim.

Pastanin isminin cevirmesi yukaridaki gibi oldu ancak, asil Almanca ile ismi söyle: Stracciatella-Kirsch-Kuppeltorte. Tarifini bir Alman pasta-yemek dergisinden aldim ve hemen tarife de gecmek istiyorum.

CIKOLATALI-VISNELI KUBBE PASTASI
(Stracciatella-Kirsch-Kuppeltorte)


Malzemeleri:

- 100 gr bitter cikolata
- 125 gr yumusamis tereyagi
- 125 gr + 4 yemek kasigi seker
- 2 paket vanilya
- 1 tutam tuz
- 3 yumurta
- 175 gr un
- 2 tatli kasigi kabartma tozu
- 1 - 2 yemek kasigi süt
- 1 visne kompostosu konservesi
- 2 tepeleme yemek kasigi nistasta
- bir tarcin cubugu (ben bir tutam toz tarcin kullandim)
- 400 ml sivi krema
- 100 gr bitter cikolata veya hazir rende cikolata
- 1 yemek kasigi kakao
- pasta kalibini yaglamak icin yag ve galeta unu

Yapilisi:

1.
Bitter cikolata ufak ufak kiyilir. Tereyagini, 125 gr sekeri, 1 paket vanilyayi ve tuzu kremsi bir kivam alana kadar cirpilir. Yumurtalar teker teker bu kivama eklenir. Un ve kabartma tozu karistirilir. Unlu karisim süt ile birlikte yagli yumurtali karisima eklenir. Kiyilan bitter cikolatayi en son asamada hamura eklenir. Hamuru önceden yaglanmis ve icine galeta unu serpistirdigimiz (26 santimlik) pasta kalibina döküp önceden isitilmis 175 C'lik firinda yaklasik 30 dakika pisirilir ve sogumaya birakilir.

2.
Soguyan pasta keki bir pasta tabagina alinir. Bir bicak ile pastanin kenarindan dogru 1,5 santimlik bir alan disarida birakilir ve iceriye dogru bir yemek kasigi yardimiyla kekin ici oyulup bosaltilir.

3.
Visneleri bir süzgece alin ve iyice suyunun süzülmesini bekleyin, süzülen visne suyunu bir kabin icine alin ve kenarda bekletin. Nisastayi ve yaklasik 6 yemek kasigi visne suyunu pürüzsüzce karistirin. Geri kalan visne suyunu 2 yemek kasigi seker ve tarcinla kaynamaya alin bir kücük tencerenin icinde. Kaynayinca icine nisastali siviyi katin ve karistirarak yaklasik bir dakika pisirin. Karisim yogun bir kivam alinca icine visne tanelerini ekleyin ve harmanlayin. Visneli karisimi oyulan kekin icine düzgünce yayin. Sogumaya birakin.

4.
Sivi kremalari (ben ayrica 2 paket sivi kremayi sertlestirmek icin 2 pakette krema sertlestiricisi kullandim) 2 yemek kasigi toz seker ve 1 paket vanilya ile birlikte sertlesene kadar cirpilir. Sertlesen krema kubbe seklinde visnelerin üzerine yayilir ve en son olarakta arzuya göre bitter cikolatayi bir patates soyucusuyla veya benim gibi hazir rende cikolata serpilir ve üzerine tekrar 1 yemek kasigi kakao serpistirilir.

AFIYET OLSUN!!!

Sonntag, 11. Oktober 2009

KARISIK MAKARNA







Selam arkadaslar,
bizler burada iki günden beri yagan yagmurdan dolayi bir yerlere cikamiyoruz. Nonstop yagiyor mubarek, gecenlerde kendi kendime Agustos ayi'da ne kadar cabuk geldi gecti, yine üzerinden iki ay gecmis ve gitmis, yakinda sene sonuna gelecegiz, zaman nerede kaldi diye düsünüp duruyordum.

30 Eylül'de ailemize bir bebek daha katildi, bunun haberinide burdan vereyim. Benim bir kücügüm olan kiz kardesim 2. oglunu saglikla kucagina aldi, bebegimiz gec bile kalmisti, hepimiz dört gözle gelmesini beklerken, Hakan bebegimiz hayirlisiyla anne-babasina ve Yasin abisine kavustu.

Gecen hafta Umut ve ablasi hastaydi, Umut bronsit olmustu, ablamizda soguk alginligiyla birkac gün yatti. Umut simdi iyilesti Allah'tan, insallah bu hastalik sezonunda fazla hasta olmayiz ama simdiden korkmuyorum degil yani.

Bu aksam dolabimda kalan ve degerlendirilmeyi bekleyen sebzelerden pratik bir makarna yemegi hazirladim, maksadim sadece kalan sebzeleri degerlendirmekti ve böyle birsey ortaya cikti. Bizler cok begendik, hem saglikli diyelim, hemde hafif bir makarna yemegi oldu. Üzerine biraz da rende kasar gezdirirseniz lezzetine lezzet katarsiniz, bizden söylemesi:))

KARISIK MAKARNA

Malzemeleri:

- 500 gr makarna
- 200 gr taze mantar
- 250 gr cherry domates
- 5 tane sivri biber
- 1 dis sarimsak
- 1/2 cay bardagi zeytinyagi
- tuz, karabiber, kekik, feslegen

Yapilisi:

1. Makarnalar bol tuzlu suda haslanirken, genis bir tavanin icine zeytinyagini alin ve üzerine önceden temizlenmis ve dilimlenmis olan tüm sebzeleri ekleyin.

2. Sebzeler biraz suyunu salinca icine bir sarimsagi ezin ve biraz daha tavanin icinde cevirin, ama suyunu tam olarak cekmesin, biraz sulu kivamda olmasi daha iyi oluyor.

3. Tüm baharatlarida ekledikten sonra haslanmis ve süzülmüs makarnalarin üzerine gezdirin bu karisimi ve sicak olarak servis edin. Hepsi bu kadar!

AFIYET OLSUN!!

Sonntag, 13. September 2009

MUZLU TIRAMISU







Selam arkadaslar,
sizlere yagmurlu ve karanlik bir günden yaziyorum.
Buralarda havalar bayagi bir sogudu birkac günden beri, bakalim sonu ne olacak. Hava tahminleri burada yazin bittigini isaret ediyor. O acaip sicak günlerin ardindan böyle soguklara kalmak cok garip geliyor bana.

Birde bu hafta boyu bizde hastaliklar hic eksik olmadi. Hafta ici Umut ve babasi hastalandilar, dünden beri de benim sesim gitti. Gitti derken gercekten fena bir sekilde kisildi, konusmak cok zor geliyor, hele ki oglusla cok konusmaya özen gösteren ben artik onunla nasil bir diyalog kuracagimi kara kara düsünüyorum, yarina kadar sesim geri dönmezse mecburen doktora gitmem gerek. Doktorlardan da cok biktim artik, aslina bakarsaniz hic doktor görmek istemiyorum.

Persembe günü de Elda'min yüzme kursunun sinavi vardi, velileri de seyirci olarak bu sefer havuzun icine aldilar, bizler havuzun tribünlerinde cocuklarimizi izleme firsatini bulduk. Bende tabii ki birkac kare fotograf cekmeden duramadim, resimde görülen Elda sinavi icin 25 metrelik bir mesafeyi yüzmek zorundaydi, kendisi suyu cok sevdigi icin yüzmek ve suda hareket etmek onun icin bir problem degildi. Yasca daha kücük cocuklar henüz daha tek baslarina yüzmeyi tam olarak sökemediler, onlar da havuzun boyuna degilde enine dogru yardim alarak hoca gözetiminde yüzdürüldüler. Bizler mutlu mesut sertifikamizi aldik ve evimize geldik. Sertifika tüm aile üyelerine büyük bir gururla takdim edilde Elda hanim tarafindan.

Dün aksam kardeslerimi iftara davet ettim, hep beraber güzel bir aksam gecirdik.
Ara sira ufakliklarin cigliklari hat safhada olsa bile, onlari izlemek cok güzel oluyor. Umut bebek daha henüz aralarina katilamadigi icin o simdilik sadece izlemeyle idare ediyor cilgin kuzenlerini.

Umut'un beslenmesi konusunda bir de söyle bir sikintim var:
Kendisinin daha disi olmadigi icin ona kavanoz sebze pürelerinden veriyordum, ama artik 8 aylik menüleri satin aldigimda ve ona vermek istedigimde icinde sebze parcaciklari oldugu icin agzina alipta onlar damagina geldiginde ögürmeye, midesi bulanmaya basliyor ve hemen ne var ne yok disari atiyor agzindan.

Illaki istiyor, tümü püre olsun hicbir pütür gelmesin agzina, internette bazi cocuklarin bu parcaciklari disleri olmasa da damaklariyla ezebilir ve yiyebilirler diye okumustum, hatta bu hafta doktorumuzada sordum ve kendisi bize cocugun henüz daha hazir olmadigini, hazir oldugu zaman bunlari yiyecegini ve simdiden böyle secici davranmasinin ileride de devam edecegini isaret etti ve beni de acikcasi korkuttu. Cok yemek secen bir babadan sonra simdi de oglu cikti basima secicilikte!

Dün aksam iftar menüsünün tatlisinin tarifini sizlerle paylasmak istedim. Muzlu tiramisuyu bende ilk defa denedim ama tadindaki harika ferahlik ve daha cok önemli olan icinde yumurta olmamasi kararimin dogru oldugunu bir kez daha kanitladi. Icinde hem yumurta yok ve cok hafif, portakal suyunun aromasi cok uyumluydu tatliya. Tarifinde yoktu ama ben icine birde bir tatli kasigi instant kahve ilave ettim, tiramusu kahvesiz olmaz bence.

MUZLU TIRAMISU

Malzemeleri:

- 500 gr tuzsuz süzme yogurdu
- 500 yogurt
- 100 gr seker
- 1 paket vanilya
- 1 portakalin suyu
- 200 ml sivi krema
- 1 paket krema sertlestirici
- 400 gr kedidili bisküvi
- 200 ml ilik su
- 1 yemek kasigi kakao ve 1 tatli kasigi instant kahve
- 4 tane muz
- 1 yemek kasigi kakao

Yapilisi:

1.
Süzme yogurt, yogurt, seker ve vanilya bir portakalin suyu ile karistirilir.
Sivi kremayi sertlestiriciyle birlikte cirpilir ve bu krema da yogurt karisimina yedirilerek eklenir.

2.
200 ml ilik suda kakao ve kahve eritilir. Bisküvileri bu siviya hafifce batirip islatilir ve hemen borcamin tabanina dizilir. Bisküvilerin üzerine krema yayilir ve dilimlenmis muz dösenir ve kremanin icine hafifce bastirilir ve muzlarin üzerine yine bir miktar krema verilir.

3.
Borcaminiz el verirse ikinci bir kat daha döseyebilirsiniz. Önemli olan en üstte krema olmasi. Ben iki kat yapabildim ve en üste kremadan sonra ya servisden önce yada daha önce bir süzgecin icine kakaoyu serpistirdim.

4.
Tatliniza en fazla 3 saat buzdolabinda dinlenme süresi vermeniz gerekiyor. Isteyen bir gece önceden de hazirlayabilir.

Afiyet Olsun!!!

Montag, 31. August 2009

MISKET KÖFTE - PATATES - KIZARTMASi FIRINDA








Selam arkadaslar,
öncelikle hepinize huzurlu ve bereketli bir Ramazan ayi gecirmenizi diliyorum.

Aslinda bunlari biraz da utanarak yaziyorum, bugün Ramazan'in 10. günü, ama ben ancak simdi yine oturabildim pc'nin basina, aslina bakarsaniz oturmasina oturuyorum ama iste son zamanlarda biraz tembellik, biraz cocuklar ve bloglararasi yaz rehaveti derken Agustos'u da bitirdik.

Bizler bu arada, bu ayin 17, yani tam 17. Agustos günü Elda'min 10. dogum gününü kutladik ailecek. Tüm aile güzel bir mangal partisinde bulustuk, buralarda havalarin da son zamanlarda güzel gitmesiyle birlikte hersey cok güzeldi.

Kizimin bu dogum gününü hep biraz da buruk kutlariz aslina bakarsaniz, depremden dolayi hep aklimda olan sudur: Allahin isi iste, o gün binlerce insan göcük altinda kalarak can verdi, fakat bir taraftan da bizlere bu güzellige bagisladigi icin ne kadar sükretsem azdir.

Umut'um da bu aralar cok huzursuz, yemesi icmesi de iyi degil eskisi kadar, agzimiz sular seller gibi akiyor, fakat hala bir dis göremedik. Yakinda 8 aylik olacak bu normal midir? Gerci ilk disler ne kadar gec cikarsa o kadar iyidir diye duymustum, fakat Elda'ninkilarida hic hatirlamiyorum.

Ah evet, Elda bu hafta yüzme kursuna basladi, daha gecen seneden beri cocugum gidecekti bu kursa, fakat benim rahatsizlanmam, dogumum, toparlanmam derken bu seferki kursu kacirmadim ve hemen kayit ettirdim kendisini. 3 haftalik bir zaman diliminde cocuklar tamamen kendi kendilerine yüzmeyi ögrenecekler insallah.

Gelelim simdi bu aksam ki iftar menümüze:

Kremali mantar corbasi
Misket köfte - patates kizartmasi firinda
sehriyeli pilav
salata

Bu basliktaki yemek ismini ben uydurdum, su anda baska bir isim gelmiyor aklima, belki de yanlis bir tanimlama olacak. Ama ben kendi sevdigim sekilde hazirladim, yani kendim uyduruk birsey yaptim. Ramazan'in basindan beri biber-domatesi tavada az biraz sivi yagla güzelcene kizartiyorum, daha dogrusu önce ince sivri biberleri güzelcene kizartip, sonra da icine küp küp dogradigim domatesleri ekleyip, domateslerin sulari biraz ucana kadar ceviriyorum, hmmm harika oluyor valla. Esimle ben ve birde bizlere eslik eden Ramazan pidesi bunu cok sevdik, insani gercekten yedikce yemeye tesvik ediyor.

Onun icin bu yemekte birde onlari da eksik etmeyeyim diye böyle bir cözüm ürettim. Umarim sizlerinde hosuna gider, denemek isteyenlere simdiden afiyet olsun diyorum.

MISKET KÖFTE - PATATES - KIZARTMASI FIRINLANMIS

Malzemeleri:

Köfteler icin:

- Istenilen miktarda kiyma
- galeta unu
- 2 kücük sogan rendesi
- 2 sarimsak ezilmis
- tuz, kara biber, köfte baharati, kimyon
- 6 tane orta boy patates

Sos icin:

- 4 tane orta boy domates
- 6 - 8 tane ince sivri biber
- tuz
- sivi yag

Yapilisi:

1.
Öncelikle köfte harcini hazirladim, misket köfteler yuvarlayip biraz dinlenmeleri icin buz dolabina kaldirdim.

2.
Diger yandan patatesleri soyup, küp küp dogradim ve suya koydum daha sonra süzülmeleri icin bir süzgecin icine aldim.

3.
Iyice süzülmüs olan patatesleri genis bir tavanin icinde sivi yagda hafif renk alana kadar kizarttim. Tam pisirilmeyecek buna dikkat edin, daha firinlama asamasi oldugu icin.

4.
Patatesleri yine mutfak havlusuyla kaplanmis bir süzgecin icine aldim ki, iyice yaglardan arinsinlar diye. Ikinci asamada misket köfteleride hafif bir renk alana kadar kizarttim ve önceden borcama aldigim patateslerin üzerlerine yerlestirdim.

5.
Baska bir tavanin icine cok az bir miktar sivi yag ekleyip ilk önce biberleri iyice kizarttim, daha sonra üzerlerine önceden dogradigim domates küplerinide ekleyip, tuzunu da katip, biraz suyunu cekmesini bekledim ve ocaktan aldigim gibi köfte-patateslerin üzerlerine gezdirdim bu sosu.

6.
Önceden isitilmis 180 C derecelik firinda patatesler ve köfteler iyice pisip renk alana kadar firinladim. Firinlama islemi bittikten sonra borcami hemen firindan almayin, firini kapatip agzi kapali bir sekilde biraz bugulanip daha da yumusuyor bu yemek, yani bir kuruluk meydana gelmiyor firinlamadan dolayi.

Afiyet olsun!

Hepinize güzel bir hafta baslangici diliyorum ve öpüyorum..