Sonntag, 29. März 2009

Aglayan Pasta'nin bir gelismis modeli diyelim




Selam arkadaslar,
hafta sonu tatili geldi ve geciyor bile.

Bugün Türkiye'deki secimlerden dolayi TV'de de izlenebilecek birsey yok, zaten TV izleyecek zaman yok bende.

Bölük pörcük uykularla gecirilen bir geceden sonra, cünkü Umut bebegimiz bir türlü uykuya dalamadigi icin, geceden de gündüzdende birsey anlamadim ben bugün.

Hava bir acti, bir kapatti, esim Umut alip bebek arabasiyla biraz gezdirmeye cikti ama yagmurun gelmesiyle birlikte yine geri döndüler.

O arada ben hem yemegimi hemde bu son zamanlarda bloglarda cok gördügüm aglayan pastayi hazirladim.

Bizim cok hosumuza gitti, yapimi ise bir o kadar pratik. Ben hepsini bugün ayni günde yaptim, sogutma islemleri icin balkonumu kullandim.

Bloglardan arastirdigim tariflerden Yesil Kivi Secil'in versiyonunda karar kildim ve cok memnunda kaldim.

Ben aslinda bugün icin yuvarlak ve bol kremali bir pasta hazirlamak istiyordum, dünden markette buldugum frambuazlarida degerlendirmek acisindan, fakat kismet ve zaman darligi nedeniyle bu pratik pastayida iyiki yapmisim diyorum.

Tarifi Secil arkadasimdan virgülüne dokunmadan kopyalayip sizlerin begenisine sunuyorum.

AGLAYAN PASTA ÜZERI BOL FRAMBUAZ ILE

Malzemeleri:

4 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı un
4 yemek kaşığı süt (hamura)
1 paket kakao (3 yemek kaşığı kullandım)
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 paket hazır çikolata sosu
1 paket kremşanti
1 su bardağı soğuk süt (krem şantinin hazırlanmasına)
1,5 su bardağı süt (piştikten sonra kekin üzerine)

YAPILIŞI:
Öncelikle kekimizi pişirelim. Yumurta ve şekerimizi mikser ile çırpalım. Üzerine un,kakao,kabartma tozu ve vanilyayı ekleyip tekrar çırpalım. Sütümüzü de ilave edip son bir kere daha çırpalım.Dikdörtgen bir borcama karışımımızı döküp 180 derece fırında kekimizi pişirelim. Kekimiz piştikten sonra biraz soğumaya bırakalım.


Kekimiz ılındıktan sonra üzerine 1,5 su bardağı sütümüzü dökelim.

Kremşanti ile 1 su bardağı sütümüzüde çırpıp kekimizin üzerine güzelce yayalım. Buzdolabında en az 3-4 saat bekletelim. çikolatalı sosu tarifine uygun şekilde hazırlayıp kullanacağımız zamana kadar soğutalım…

çikolata sosunu kendiniz hazırlamak isterseniz aşağıdaki tarifi uygulamanız lazım, ben aşağıdaki tarifi uyguladım…hazır sostan daha güzel oldu…

çikolata sosu için:

* 2 çay bardağı süt
* 3/4 çay bardağı tozşeker
* 1 tatlı kaşığı nişasta (mısır nişastası kullandım)
* 1 çorba kaşığı kakao
* 200 gr çikolata

Öncelikle süt ile şekeri birlikte kaynatalım. Küçük bir kapta nişaşta ile kakaoyu az su ile eritelim. Kaynamış sütün içerisine döküp karıştıralım. Üzerine çikolatayı küçük küçük kırıp ilave edelim. Tüm malzemeyi iyice karıştırarak çikolataların erimesini sağlayalım. Piştikten sonra soğutalım.
Servis yaparken pastamızı kare kare kesip üzerine sos döküp sunuyoruz.

Afiyet Olsun!!

Donnerstag, 26. März 2009

Mantarli kremali makarna



Selam arkadaslar,
soguk ve maalesef yagmurlu bir günde tekrar sizlerleyim.

Gecenlerde birkac gün günes yüzümüze gülünce, inanin bizlerde daha daha iyi hissediyorduk kendimizi, ama bu hava tam bir depresyon ve uyku havasi.

Bu öglen yaptigim yemegim son zamanlarin benim icin kurtarici yemegim diye tabir edeyim, söyle hem pratik, hem lezzetli ve hizli bir sekilde hazirlayabildigim ve ev halkinin artik bikma noktasina geldigi bir yemek.

Ben bu yemekte serit makarna kullandim, ama istediginiz cesit makarna ile tabii ki hazirlanabilir. Benim kullandigim makarnalar sosunu hemen icine cektiyor, o yüzden bence fotolarda fazla bir kremali durmuyor.

Bu yemegin birde söyle bir püf noktasini vereyim:

Mümkün oldugunca makarnayi ve mantarli sosu ayni zamanda hazirlayip birbiriyle bulusturun, cünkü yukarida da belirttigim gibi sosunu cabucak emiyor makarnalar!

Servis önerisi olarak yanina bizim yaptigimiz gibi firinda kizartilmis balik filetosu cok yakisiyor.

Mantarli kremali makarna

Malzemeleri:

- 500 gr taze mantar
- 500 gr serit makarna
- 2 kutu sivi krema (toplam 400 ml)
- 1 bucuk yemek kasigi misir nisastasi
- sivi yag
- karabiber, pul biber, tuz, sarimsak tozu

Yapilisi:

1. Mantarlar temizlenir ve dikkatlice yikanir, daha sonra ortadan ikiye kesilir ve dilimlenerek kesilir.

2. Genis bir tavanin icine istenilen miktarda sivi yag bosaltilir ve mantarlar üzerine bosaltilir. Mantarlar suyunu salip cekene kadar orta ateste kavrulur.

3. Mantarlar kavurulurken nisastayi kücük bir kasenin icine aliyoruz ve kasenin yarisini dolduracak kadar üzerine soguk su ilave edip nisastayi eritiyoruz.

4. Kavurma islemi biten mantarlarin üzerine 2 kutu sivi kremayi bosaltip hemen ardindanda nisastali su karisimini ekliyoruz, üzerine tüm baharat ve tuzunu da gezdiriyoruz ve kisik ateste bu sos koyulasana kadar karistirarak pisiriyoruz.

5. Pisen ve suyu süzülmüs makarnayi sicak bir sekilde servis kasesine alip üzerinede tüm sosu döküp dikkatlice harmanliyoruz ve sicak olarak afiyetle yiyoruz.

Afiyet olsun!!!

Montag, 16. März 2009

Köstebek muffinlerle yine yeni yeniden










Selam arkadaslar!!!

Yine uzun bir aradan sonra basliktada gördügünüz gibi tekrar aranizda olmaktan cok mutluyum. Birkac günden beri acaba nasil bir tarifle dönüsümü taclandirsam diye kara kara düsünmekten bikmisdim aslinda, simdi bu güzel köstebek muffinlerle insallah sizlerinde gönüllerini kazanabilirim.

Genel olarak biz, yani Umut ve ben aslinda hastaneden cikali cok oldu, son yazimdan sonra kisa bir müddet sonra, sanirim 2 Subat'ta bizde nihayet hastaneden taburcu olduk saglikli bir sekilde.

Allahim o günleri bir daha ne bize ne bir baska anne-babaya göstersin. Oglum erken dogdugu icin kanindaki kalsiyum ve D vitamini eksikliginden dolayi gözetim altinda tutuldu, emzirdigim icin bende onunla beraber kaldim ve onu hicbir zaman yanliz birakmadim. Hastanede son haftayi bana tahsis edilen annelerin kalmasi icin özel bir odada gecirdim, bebek hemsireleri Umut uyaninca beni telefonla geceleri kaldirip emzirmeye cagiriyorlardi.

Simdi evimizde mutlu mesut birbirimize daha da alismaya calisiyoruz, insanin kendi evi gibi yok, en cok kendi evimde rahatladim ve kendime geldim diyebilirim.

Sezeryan doguma gelince, asla gönüllü olarak yaptirmak istememistim hayatta ama büyük konusmusum demek, normal dogum sancim olmadigi icin ve bizde artik cocugu tehlikeye sokmamak icin, cünkü 24 saat gecmisti suyum patlayali ve suni sanci ilacida ise yaramamisti ve bizden bir karar bekliyordu doktorlar. Sinirleriminde iyice gerildigi bir anda artik insan herseyi bosveriyor ve sadece bu isin icinden saglikli bir sekilde cikmak istiyor.

Sezeryan dogumunun ilk bir haftasi cok zor oluyor, hele o ameliyattan sonra ilk ayaga kalkmak korkunc birseydi benim icin. Ne bileyim, sanki tüm organlarim karnimin icinden yanlarima dogru cikip gidecek gibi bir duyguydu yada karnimin icindeki organlarim sanki hepsi yerliyerinde degil gibiydi, cok komik geliyor simdi bana.

Dogumdan sonra birde hasta oldum mu, öksürmek bir zulüm, karnimi tuta tuta ancak birseyler yapabiliyorum. Emzirdigim icin balli bitki caylarindan baska birsey, yok hayir birde bebek öksürük surubu aliyordum, ama hicbirsey ise yaramadi.

Tüm hamileligim boyunca bir kez hastalanmadim, oglumu karnimin icinden kesip almalariyla birlikte bende böyle agir bir soguk alginligi gecirdim ve halende cekiyorum ondan.

Neyse, ben yine dogum hikayelerimizden ve Umut bebekten de yazmaya devam edecegim. Simdilik tarifimize gecelim. Bu tarif güzel bir Dr. Oetker tarifi, muffinler icin hazir bir kek karisimi kullandim, icinde kek un karisimi, damla cikolata ve muffin kaplari bile var, bize kek unun icine sadece sivi yag, süt ve bir yumurta ekleyip cirpmak kaliyor, cok pratik birsey bence. Türkiye'deki arkadaslar icin bu ürün orada var mi bilemiyorum, ama tabii ki sizlerde kendiniz icin standard bir cikolatali muffin hazirlayarak yapabilirsiniz.

Köstebek Muffinler

Malzemeleri:

- 1 paket Dr. Oetker Schoko-Muffins hazir kek un karisimi
- 1 kutu sivi krema
- 1 kücük kutu mandalina konservesi
- 1 paket krema sertlestirici
- 1 paket vanilya sekeri

Yapilisi:

1. Cikolatali muffinleri tercihen bir gün önceden pisirme talimatina göre hazirlayin ve sogutun.

2. Soguyan muffinlerin kabarmis kapak kisimini bir bicak yardimiyla kesip alin ve o kapaklari ellerinizle incecik ufalayin.

3. Sivi kremayi, vanilya sekerini ve krema sertlestiricisini mikserle sertlesene kadar cirpin, en son olarakta icine önceden iyice süzdürdügünüz mandalinalari dikkatlice katin ve karistirin.

4. Kremali karisimdan bir yemek kasigi kadar alip muffinlerin üzerine kubbe seklinde sürün ve ufalanmis kek parcalariyla üzerini iyice kaplayin.

Buzdolabinda sogumaya birakin ve sonra kahvenizle yumusak yumusak tadini cikarin.

Ben bir dahaki sefere icine cok sevdigim ve yakisacagini düsündügüm muzlarla yapacagim.

Simdilik bizden bu kadar, tekrar görüsmek ve yazismak üzere, hepiniz kendinize iyi bakin.

Selamlar ve sevgiler, kocaman öpücükler...

Hoscakalin!!!





Mittwoch, 28. Januar 2009

 
Posted by Picasa


Selam arkadaslar,
su anda sizlere hastaneden birkac saat izin almis birisi olarak yaziyorum.

Minik oglumuz Umut 13. Ocak 2009 tarihinde, saat 15.34'de dünyaya gözlerini acti.

Oglumuz tam 5 hafta erken geldi, zaten daha önceden de bu tehlikenin farkindaydim ama kim derdi ki, markette alisveristeyken tam o sirada suyumun patlayacagini???

Anlayacaginiz tam filmlik bir senaryoydu bizimkisi ama ben nesemden birsey kaybetmemistim ve gülmekten de kendimi alamamistim.

Hastanede ise bir sonraki gün normal dogum icin hazirliklar yapildi, fakat sancilarim yetersiz olunca daha fazla zorlamadan sezeryana girmeyi kabul ettim ve Allah'tan öyle iyiki de yapmisim cünkü, bebegin kordonu iki kez bogazina dolanmis ve o yüzden de dogum kanalina inememisti. Sezeryani gerceklestiren doktor bana bunu aninda bebegi alinca söylediginde kararimin dogru oldugunu birkez daha anladim.

Aslinda ben hep yine kizimda oldugu gibi normal bir dogum hayal etmistim ama bu bebegimiz icin en dogru kararmis bunuda birkez daha anlamis oldum. Sezeryan sonrasi 2 - 3 gün cok zor oldu fakat simdi cok iyiyim.

Umut bebegimizin birkac tahlilleri ve kan ölcümleri normale dönmesiyle birlikte insallah en kisa zamanda hastaneden cikmayi umuyoruz. Bizler icin dua edin lütfen, cünkü artik benimde hastanede kalmaya enerjim kalmadi. Daha bu sabah minik bebegimden yine kan aldilar ve ciyak ciyak aglayarak ortaligi yikti, ana yüregi de dayanamiyor tabii ki, birkac göz yasi dökmeden olmuyor.

Ögleden sonra yine hastaneye dönecegim, simdi biraz kendime zaman ayirayim.

Yoklugumda arayip soran tüm arkadaslarima tesekkür ederim, hastandeden cikinca yeni foto kareleriyle yine insallah eski nesemizle aranizda olmayi umuyorum.

Simdilik hepinize selam ve sevgilerimi gönderiyorum ve öpüyorum...

Sonntag, 5. Oktober 2008

Bizden yeni haberler var!!!



Selam arkadaslar,

yaklasik 3 aylik zorunlu bir aradan sonra iste yine burdayim ve artik bir ses ver diye haykiran arkadaslarima birkac satir birseyler yazmak istiyorum. Öncelikle tekrar bloguma birseyler yazabilme firsatim oldugu icin cok mutluyum, gercekten cok özlemisim.

Konumuz yemek disi bu sefer, yemek bloglari dünyasina yeni bir bebek katiliyor desem, zaten ultrason görüntüsündende anlamissinizdir.

Hamileligimin basindan beri 18 haftalik olana kadar bir problem yasamadim Allaha sükür fakat hersey ondan sonra oldu. Cok az bir kanamam oldu, hemen hastaneye gittik ve orada da tam 5 hafta yatmak zorunda kaldim. Yatak istirahati ve ufak bir ameliyattan sonra insallah umuyorum ki hamileligimi sonuna kadar saglikli bir sekilde götürebilirim. Kafamda hala düsük/erken dogum tehlikesi cok yogun ve cok korkuyorum, hic olmazsa bebisim icin 28 haftalik olana kadar iyi bir sekilde hayirlisiyla götürmeyi ümit ediyorum.

Simdi evimde sükürler olsun yatmaya mahkum degilim ama dikkat etmem gerekiyor, iste agir kaldirmamam, fazla ayakta kalmamam ve üzüntü ve stresten cok, cok uzak durmam gerekiyor.

Ailemin ve sevdiklerimin destegiyle gittigi yere kadar götürmeye calisacagim saglikli bir sekilde insallah.

Biraz daha dis dünyaya alistiktan sonra insallah yeni tariflerde eklerim elimden geldigi kadariyla. Hamile hamile de fazla o güzelim yemek bloglarinizda gezmekten kaciniyorum, o kadar güzel mamalar var ki insan dayanamiyor.

Simdilik bizden bu kadar diyorum, sizlerin dualariyla ve destegiyle de beni yanliz birakmayin! Bana hersey moralim icin iyi gelir bundan eminim.

Beni dinlediginiz icin tesekkürler, tekrar sizlerle görüsmek ve yazismak üzere hoscakalin güzel arkadaslarim.

Hepinizi cok seviyorum...

Freitag, 6. Juni 2008

Tavuklu bugday yemegi veya salatasi (Schlemmer-Ebly)









Selam arkadaslar,
haftanin en güzel bölümünü teskil eden hafta sonuna geldik nihayet. Bu hafta cok cabuk gecti bence, iyide oldu.

Bugünkü yemegimizin temel maddesini nasil tercüme edecegimi bilmiyorum. Almanya'daki arkadaslar icin resimledim, belki bu ürün Türkiye'de de vardir kimbilir ama olmazsa da sizler de arpa bugdayi ile de yapabilirsiniz bence. Tam olarak tercüme etmem gerekirse nasil diyeyim "narin bugday taneleri" gibi birsey olmasi gerekiyor yani Zartweizen kendi ismiyle.

Saglikli ve hafif yemeklerimize devam ediyoruz arkadaslar, gayretle ve azimle tatile kadar böyle olacak sanirim, ama dayanabildigim yere kadar tabii ki!!

Bu tarifi Almanca haliyle burada bulabilirsiniz. Burada ürün hakkinda da cok aydinlatici bilgiler ve tarifler var. Bu yemegi ben birkac yil önce yapmistim ilk önce, bu tarif bu ambalajin disinda yaziyordu, sonra ambalajlara tarif koymayi kestiler ve bende internet üzerinden sayfalarinda yine buldum ve iste karsinizda harika ve saglikli bir yemek veya salata da diyebiliriz, cünkü soguk bile cok güzel oluyor. Belki aralarinizda eksi krema kullanmak istemeyenler olabilir, inanin kremasizda cok lezzetli olacagindan eminim, o zaman sadece sebzesinden biraz daha fazla katabilirsiniz icine.

Bu pisirme posetlerinde olan bugday taneleri daha paketlenmeden önce buharda nazikce hafif pisirilmis ve kurutulup paketlenmis, onun icinde sadece 10 - 15 dakika gibi kisa bir sürede pisirebiliyorsunuz, normal arpa bugdayi pisirmek icin bayagi bir zaman gerekiyor ama dimi???

Bir ambalajin icinde 5 tane vardi ve ben yetmez diye 4 tanesini hasladim ama bir tanesi fazla geldi, pisince daha da büyük ebatlara geliyor bugday taneleri ona dikkat edelim. Bir dikkat edilmesi konu birde yemegin tuzu, simdi bulyonlu suda pisirildigi icin ben tuz ayarini az tuttum, sizler yine damak tadiniza göre hareket edebilirsiniz.

Hepinize cok güzel ve keyifli bir hafta sonu tatili diliyorum..ve öpüyorum...

Tavuklu bugday yemegi veya salatasi
(Schlemmer-Ebly)


Malzemeleri:

- 3 poset Ebly
- 500 gr tavuk gögsü
- 1'er tane kirmizi ve sari dolmalik biber
- 1 dis sarimsak
- 10 yemek zeytinyagi
- 3 dal taze sogan
- 1 kutu eksi krema (Creme Fraiche)
- 3 tatli kasigi toz sebzeli bulyon (Knorr)

Yapilisi:

1. Tencerenin icine kaynar su bosaltip ve 3 tatli kasigi toz bulyonu icine katarak biraz karistiralim ve kaynamaya birakalim. Kaynayan bulyonlu suya pisirme posetlerini atalim ve 10 - 15 dakika haslayalim. Haslandiktan sonra bir süzgecin icine alalim ve süzülmesini bekleyelim.

2. Tavuk gögsünü ve dolmalik biberleri küp küp dograyalim. Genis bir tavanin icine zeytinyagini alalim ve tavuk gögsünü ve ezilmis sarimsagida icine atalim ve soteleyelim. Biraz soteledikten sonra tavuklarin icine biberleri katalim ve 5 -10 dakika boyunca ara sira karistirarak pisirelim orta hararetli ateste.

3. Taze soganlari halka halka dograyalim. Pisen tavuklu ve biberli karisima tuz ve karabiber ekleyip tadini ayarlayalim. Isterseniz pul biberde güzel olur. Daha sonra süzülmüs olan posetleri bir bicakla ucundan keselim ve tavanin icine bosaltalim, icine soganlari da alalim ve bir güzel harmanlayarak biraz daha isitalim.

4. En son olarak tavadan bir servis kabina aldigimiz bu karisima bir kutu eksi krema katip güzelcene karistiralim ve servise sunalim.

Afiyet Olsun!!!

Montag, 2. Juni 2008

Yine döndüm ve kabakli makarna (Akdeniz usulü)

 

 

 

 

Selam arkadaslar,

böyle sözlerime baslamayi gercekten cok özlemisim..

Nerdeyse bir bucuk aylik bir süre sizlerin arasinda olamadim, belirli bir sebebi de yok bunun aslinda, nasil derler hani "insanin basireti baglanir" ve buna karsi gelemezsiniz.

Kreatif bir mola da degildi, böyle olacagi varmis ve benimde hic aklima gelmezdi blogumdan ve sizlerden o kadar süre ayri kalabilecegim. Yorumlariyla yanimda olan ve merak eden arkadaslarima da teker teker tesekkür ederim, merak edilip önemsenilmek gercekten güzel bir duygu, merak eden arkadaslarima da özellikle bir yorum yazmadim digerlerine karsi haksizlik olmasin diye, sizlerle tekrar kucaklasmayi bende cok özledigim icin böyle bir giris yapmayi daha da uygun buldum, umarim bana kizmamissinizdir bundan dolayi.

Bu arada tabii ki yine yedik ictik, güzel mamalar hazirladik, evimin kiyisini kösesini bir güzel temizledim, yakinda bize Türkiye'ye tatil yolu görünüyor, onun heyecani da tabii ki var, bunu inkar edemem.

Tatile kadar yine güzel hikaye ve tariflerle sizlerle beraber olmaya devam edecegim insallah. O zaman lafi fazla uzatmadan, buyrun bu aksamki yemegimize.

Havalar buralarda cok sicak, sicagin yaninda birde hava cok bunaltici oluyor, tabii ki bizlere buralarda denizden gelen bir esinti bir ferahlik veremiyor, onun icin daha da berbat oluyor buranin bunaltici sicaklari. Son zamanlarda havalardan dolayi da daha hafif ve salata gibi yemekler tüketmeye bakiyoruz. Bu tarifi Alman bir yemek dergisinden aldim, asil adi "Farfalle mit Zuccini" yani "Kabakli Farfalle makarnasi".

Son olarak feslegen ile tadina tat kattigim bu makarna tam yazlik bir yemek ve bir o kadar da hafif. Hazirlamasi da son derece pratik bence. Sicak veya soguk olarak ta yiyebilirsiniz. Birazcik sosu cekince hatta daha da güzel bir kivama sahip olacagindan emin ben!

Kabakli Farfalle Makarnasi

Malzemeleri:

- 5 orta boy domates (500 gr)
- 4 kabak
- 2 sogan
- 2 dis sarimsak
- 500 gr Farfalle makarna (kelebek veya baska bir türde olabilir)
- tuz
- 5 yemek kasigi zeytinyagi
- karabiber
- 1/2 demek taze feslegen

Yapilisi:

1. Ilk is olarak makarnalari bolca tuzlu suda haslayalim, üzerindeki pisirme talimatina göre.
Domatesleri ve kabaklari temizleyip ve yikayalim. Domatesleri küp küp ve kabaklari da uzunlamasina dörde bölerek dograyalim.
Soganlari ve sarimsaklarida ince ince yemeklik kiyalim.

2. Büyükce bir tavanin icinde zeytinyagini kizdiralim ve soganlari ve sarimsaklari biraz cevirelim. Soganlar biraz pembelestikten sonra icinde dogranmis kabaklari alalim ve bunlari da soteleyelim. Domatesleride ilave edip icine, tuz ve karabiberle tatlandiralim ve yaklasik 10 dakika pisirelim. Sebzeler pisirme esnasinda cok fazla su kaybederlerse icine su ilavesinde bulunabilirsiniz.

3. Feslegenleri ayiklayip yikayalim ve birkacini süsleme icin bir kenara alalim. Feslegenleri ince ince kiyalim ve daha önceden sebzelerle bulusturdugumuz makarnalarimizin icine katalim ve bir güzel hepsini harmanlayalim. Tekrar tuz ve karabiber ilavesinde bulunabilirsiniz bu arada.

Afiyet Olsun!!!
Posted by Picasa

Related Posts with Thumbnails

Hakkimda

Mein Bild
Merhaba! Cocuklugumdan beri baska insanlarin tencerelerinde neler piser veya buzdolablarinda neler neler var diye merak etmisimdir. Yakin oldugum insanlarin iste bu yerlerini de cekinmeden karistirmisimdir. Simdi ben büyüdüm, fakat meragim yine devam ediyor, bu yönümle de yine bir yanim cocuk kalmis sanirim. Simdi bu meraktan yola cikarak bende kendi mutfagimda sevdiklerim icin hazirladiklarimi kendi penceremden sizlere göstermeye calisacagim ve bu yolda hep birlikte ilerlemeye devam edecegim.

Benim Ayciceklerim

Benim Ayciceklerim

Follower

BLOG MANSET

Kategorilerim

Meine Blog-Liste